Yazı Detayı
10 Nisan 2018 - Salı 18:56
 
Hepimiz, İsmail Değirmenciyiz
Fatih Eray
fatiheray@gmail.com
 
 

Geçtiğimiz Cuma gecesi Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Konservatuvar Bölümü öğrencisi İsmail Değirmenci’nin, okul harçlığını çıkarmak için darbuka çaldığı barın çıkışında, tartıştığı kişiler tarafından dövülerek öldürüldüğü haberi tüm Türkiye’yi büyük bir üzüntüye boğdu.

 

Yaşanan bu üzücü olay karşısında birçok müzisyen duygularını ifade etmekte zorlandı.

 

Kazandığı alaturasını vermediği için hunharca dövülerek öldürülen genç müzisyene Allahtan Rahmet, geride kalan ailesine sabır dileyerek üzüntümü tüm müzisyenler adına ifade etmek istiyorum.

 

Hepimizin ortak bir noktası var bu sahne hayatında: İnsanları en güzel şekilde eğlendirerek evimize üç kuruş para götürmek…

 

Müşteriyi memnun edeceksin ki sahnene para yağsın.

 

Çok önemli bir olaydır bizim için sahnede atılan o para, başka bir deyimle ‘alatura‘.

 

Baktığınız zaman gözlerimizin içi güler sanki ve siz de bunu hissedersiniz.

 

Çaldığımız enstrümanın dilini büyük bir aşkla melodiye dökeriz.

 

Neden mi?

 

Çünkü o gecenin devam etmesini isteriz, eğlencenin bitmemesi için dua ederiz.

 

Çünkü ne kadar sürerse o kadar ekmek parası kazanırız.

 

 

Peki siz çalıştığımız her gece mi çok alatura kazandığımızı zannediyorsunuz.

 

 

İşte burada yanılıyorsunuz

 

Öyle bir grup çalıştığın mekâna kırk yılda ya gelir ya da gelmez. Ama bununla beraber sahnede ki müzisyenler, programlarını her gece yapmaya devam eder.

 

 

Ancak, Bu sefer durum çok farklı…

 

Bar’a öyle bir masa gelmiş ki hem eğlenmesini biliyor hem de müzisyeni coşturmasını.

 

 

Sahi nasıl coşar bir müzisyen?

 

Yaptığı programı çok beğenirsiniz, alkışlarsınız, işte o an sizi eğlendirebilmenin vermiş olduğu bir mutluluk görürsünüz yüzlerinde.

 

Ya da nasıl mı?

 

O an bir şarkı istersiniz müzisyenden.

 

Sizi götürür taaaa uzaklara!

 

Ya sevdiğinizi düşünürsünüz.

 

Ya annenizi.

 

Ya babanızı.

 

Ya da yaşanmış büyük bir olay gelir aklınıza.

 

İşte o an yaşadığınız bu duygularla, ya müzisyen için şampanya açtırırsınız ya da paralar saçarsınız ayaklarının altına, hiç düşünmeden, cebinizde ne kadarınız varsa helali hoş olsun diyerek.

İşte böyle bir gece yaşamış İsmail…

 

Bol para saçan bir grup gelmiş…

Keşke gelmeseymiş…

Keşke saçmasalarmış paraları…

Keşke çıkmasaymış alatura…

 

Keşke her zaman ki gibi alsaymış İsmail yevmiyesini öyle gitseymiş evine.

 

Ahhh Keşkeler Ahhh…

 

Gencecik bir fidan konservatuvarda okuyor. Mesleği ne olacak, ya müzisyen ya da sahne sanatlarının başka bir dalı fark etmiyor işte. Sonuçta gece çalışıp annesine bakmak zorunda.

 

Ama bundan sonra mı? kendini bilmez birkaç serseri yüzünden bakamayacak maalesef.

 

 

Evet, yukarıdaki başlıkta da gördüğünüz gibi  bizler evine ekmek götürmek için mücadele eden, geceleri herkes uykudayken;

 

Sahnede…

 

Bağlama, Keman, Klarnet, Kanun, Ud, Perkisyon, Bendir, Klavye, Gitar, Solist, Davul, Zurna, Basgitar, Piyanist, Oryantal vb. gibi çalışan biz,

 

Hepimiz,

 

 

 “İsmail Değirmenciyiz”

 
Etiketler: Hepimiz,, İsmail, Değirmenciyiz,
Yorumlar
Haber Yazılımı